Çatlak Dünya » Anasayfa » Eğitim & Bilgi

Photoshop Tarihi

8 Eylül 2011 | Yazar: Mümin Köykıran | Yorum yok | 975 Kez Ziyaret Edildi.

Photoshop Tarihi

Bundan 12 önce, Şubat 1990’da Adobe firması, Photoshop 1.0’ı piyasaya
sürmüştü. Dönüp şöyle geriye baktığımızda 1990 dün gibi geliyor. Ancak
Photoshop’un günümüzde geldiği noktaya bakınca geçen zamanın hayatımızda ne gibi
farklar yarattığını, ne çok yenilikler katmış olduğunu görebiliyoruz.
Dosyamızda, dünya standardı olarak grafik tasarımın yakın tarihine damgasını
vuran Photoshop’un, 1.0 sürümünden bu yana süregelen yeniliklerinin
yanı sıra, yazılımın geçirdiği ****morfozun heyecan verici serüvenini bulacaksınız. Üstelik
dosyamızın sonunda Adobe’nin henüz duyurduğu Photoshop 7.0 sürümünün
yeniliklerini de bulabilirsiniz.

Hikayemiz 1978 yılında başlıyor. O zamanlar Amerika’nın Michigan eyaletindeki
Ann Arbor isimli bir şehirde akademisyen olan Glenn Knoll, evinin bodrumunda
karanlık odası bulunan teknoloji düşkünü bir fotoğraf uzmanıdır. Kişisel
bilgisayarların yeni yeni evlere girmeye başladığı bu dönemde kendine bir Apple
II Plus alan Glenn Knoll’un John ve Thomas isimli iki oğlu da, her akşam eve
araştırma projeleriyle gelen babalarının bu ilgisinden de hız alarak karanlık
oda ve Apple II’nin müdavimleri haline geldiler. Thomas o zamanlardan
“Fotoğrafçılık lise yıllarımda hobimdi. Babamın karanlık odasında renkli ve
siyah-beyaz baskı yapmayı, renkleri ve kontrastı ayarlamayı öğrendim.” diye
bahsediyor.

Thomas karanlık odada fotoğrafçılık konusunda uzmanlaşırken John’un ilgisi başka
bir noktaya yönelmişti: Apple II Plus. John, ilgisini fazlasıyla çeken bu makine
hakkında bakın ne diyor: “İlk kez gerçek bir bilgisayarın başına oturup
kullanmam 1978 yılında oldu. O zamanlar 16 yaşındaydım ve kullandığım bilgisayar
babamın eve aldığı 64KB RAM’i olan Apple II Plus’tı.”

Sonraki yıllarda da Mac’lerle fazlasıyla haşır neşir olacak olan John, aklından
çıkmadığını söylediği bir anısından bahsederken “1984 yılında Time dergisinde
Macintosh hakkında bir yazı okumuştum ve resmen çarpılmıştım.” diyor ve ekliyor:
“Zaten o olaydan birkaç ay sonra, piyasaya yeni çıkmış olan Macintosh’lardan bir
tane satın aldım.”

Karanlık odada elle yapılan işleri daha çok seven Thomas bile bilgisayarlara ve
programcılığa ilgi duymaya başladı ve 1987’de kendine bir Macintosh Plus satın
aldı. Thomas “dijital imajların işlenmesi” konulu doktora tezini Mac’iyle
hazırlamaya başladı. Ancak bu aşamada büyük bir hayal kırıklığıyla karşı karşıya
kaldı, çünkü Mac, Thomas’ın kullandığı imajlarda gri skala seviyelerini
görüntüleyemiyordu. Sorunu çözebilmek için Thomas, gri skala efekti simule eden
bir alt rutin programlamaya koyuldu.

Bir Grafik İşleme Yazılımı Doğuyor

Thomas’ın tezi dolayısıyla daha fazla alt rutin programlaması gerekti ve farklı
işlere yarayan pek çok imaj işleme programcığı ortaya çıktı. Bu programlar, o
sırada California’da Industrial Light and Magic (ILM) firmasında çalışan John’un
Ann Arbor’a yaptığı bir ziyaret sırasında dikkatini çeker. John bu konuyla
ilgili olarak “Thomas’ın yaptığı iş, dijitize edilmiş bir görüntü içinde,
önceden tanımlanmış bir objeyi tanıyabilmeye dayanıyordu. Bu tip bir işin
temelinde imaj işleme yatıyordu ve Tom bir çok imaj işleme programcığı
yazmıştı.” John, Thomas’ın çalışmalarını, kendi çalıştığı firmada gördüğü Pixar
isimli bir bilgisayarın imaj işleme araçlarına çok benzetir. Pixar’da kullanılan
Unix C shell komut satırına benzer bir yapıda olan progr*****ları Thomas bir
araya getirip ‘Display’ isimli bir uygulama programı yaratır ve iki kardeş
California’daki ILM’nin yolunu tutarlar.

Display gayet güzel çalışıyordu ancak John’un Display’le ilgili planları bu
kadar değildi: “Daha fazlasını istiyordum. Örneğin Display imajları değişik
formatlarda kaydedebilse ve ben başka yazılımlarda bunları basabilsem nasıl
olurdu”, gibi… “ILM’nin grafik departmanından birkaç imaj getirdim ve
ekranımda çok karanlık görünüyorlardı, birden gamma düzeltme araçlarına ihtiyaç
duyuyor olduğuma karar verdim.”

John’un ricaları, Thomas’ın ilgisini tezi üzerine yoğunlaştırmasına engel olmaya
başladıysa da, kişisel bilgisayar üzerinde imaj düzenleme yapabilme fikri aklını
çelmeye başlamıştı.

Display’in iyileştirme süreci bir süre daha devam etti ve uygulamanın gelişmiş
sürümüne 1988 yılında “ImagePro” adını verdiler. Bu noktada John, Thomas’a
ImagePro’yu ticari bir yazılım haline getirmelerini önermeye başlamıştı.

Üniversitenin verdiği bursu tüketen ve üstüne üstlük eşi hamile olan Thomas,
yaptığı işi tamamlayıp bir an önce bir iş bulma derdine düşer. 1988 başlarında,
ImagePro’nun Beta sürümünü altı ay içinde tamamlamaya karar verir. Bu süre,
Silikon Vadisi’nde müşteri aramak için de iyi bir fırsat yaratır.

Photoshop, İsmine Kavuşuyor

Thomas yazılımına isim bulmak konusunda sıkıntı çekiyordu çünkü bulduğu her isim
daha önce alınmış oluyordu. Bu sıkıntısından bahsettiği bir arkadaşı ona
Photoshop ismini önerdi ve yazılımın bundan sonra dünyaya damgasını vuracak olan
ismi keşfedilmiş oldu.

Silikon Vadisi’ndeki birçok firma Thomas’ın teklifine ılımlı bakmıyordu. Örneğin
SuperMac firmasının geri çevirme sebebi, Photoshop’u, o dönemde popüler olan
yazılımları PixelPaint’le bütünleştiremeyeceklerini düşünmeleriydi. Aldus
firması, kendi bünyesinde zaten benzeri bir uygulama ürettiğini belirtti. Adobe
yazılıma ilgi gösterdi, ancak hemen cevap vermemişti. Sonunda Thomas Ann Arbor’a
dönüp yazılım üzerinde bir süre daha çalışmaya karar verdi. Bu sırada John
yazılımın tanıtım demolarını firmalara göstermeye devam ediyor, Thomas’tan
sıklıkla yeni özellikler eklemesini istiyordu. Hatta programın nasıl
kullanılabileceğini anlatan küçük bir kitapçık bile hazırladı.

Sonunda Silikon Vadisi’nde Barneyscan isimli bir firma kısa vadeli bir teklifle
geldi. Buna göre Barneyscan, slayt tarayıcıları ile birlikte yazılımı ücretsiz
olarak Barneyscan XP ismiyle dağıtacaktı. Photoshop sürüm 0.87’nin yaklaşık 200
adet kopyası Barneyscan tarayıcılarla dağıtıldı.

John, Apple’a da Photoshop’u tanıtmaya gitti ve yazılım çok ilgi gördü.
Mühendisler yazılıma hayran kaldıklarını belirttiler ve John’a birkaç kopya
bırakmasını rica ettiler.

Eylül 1988, Knoll kardeşlerin şansının döndüğü aydı. John, Adobe firmasının
tasarım ekibine bir demo sunumu gerçekleştirdi ve firma yetkilileri üründen
fazlasıyla memnun kaldılar. Özellikle Adobe’nin art direktörü Russell Brown
Photoshop’tan oldukça etkilendi. O sıralar Adobe’nin, Letraset firmasıyla
ColorStudio isimli yazılımı geliştirme konusunda anlaşması vardı ancak daha
sonra Photoshop’un daha çok ümit vaat ettiği kanısı ağır bastı ve Adobe, kısa
süre içerisinde Photoshop’un dağıtımı konusunda Knoll kardeşlerle bir lisans
sözleşmesi imzaladı. 1990 yılının Şubat ayında, 10 aylık bir geliştirilme
sürecinin ardından Photoshop 1.0 nihayet piyasaya sürüldü.

Anlaşmadaki en önemli nokta, anlaşmanın dağıtım lisansı üzerine olmasıydı. Adobe
uzun yıllar yazılımı satın almayarak sadece dağıttı. Daha sonra Photoshop
başarılı biçimde kendini göstermeye başlayınca Adobe yazılımı satın aldı ve
ismini değiştirmedi. Thomas, Ann Arbor’da yazılımı geliştirmeye devam ederken
John da California’da plug-in’ler yazıyordu. Plug-in’lerin de oldukça ilginç bir
öyküsü var: Kimi Adobe yetkilileri John’un yazdığı plug-in’lerin ciddi bir
yazılımın ayrı bir özelliği olarak lanse edilmesinin yakışık almayacağını,
bunların yutturmaca gibi görüneceğini iddia ettiler. Bu yüzden John, yaptığı
işleri Photoshop’a “sinsice” sokabileceği bir yol bulmak zorunda kaldı. Zaman
içinde bunlar Photoshop’un en güçlü araçları haline geldiler.

Photoshop’un ilk sürümlerinde birçok hata vardı, hatta birçok kullanıcı 1.0.7
sürümünden sonra Photoshop kullanmaktan vazgeçti. Yine de Photoshop’un
yakaladığı başarı takdire değerdi ve o zamanlar en büyük rakibi olan ColorStudio
yazılımından kolay kullanımı ve verimli program koduyla öne çıkıyordu.
ColorStudio’nun Photoshop’ta olmayan pek çok özelliği vardı ancak pazarlama
konusunda en önemli dezavantajı Letraset’in yazılımı “özel kullanıcılar için
özel bir uygulama” olarak konumlandırmış olmasıydı. Bunun tersine Photoshop,
Macintosh’u olan herkesin kullanabileceği bir yazılım olarak lanse ediliyordu.
Photoshop’un bir şansı da, masaüstü yayıncılığın yeni yeni alevlenmeye başladığı
döneme denk gelmesiydi. Adobe’nin gizli silahı Russell Brown, birçok mecrada
Photoshop’u anlatıyor, demolarını sunuyor, “Photoshop diye sıkı bir yazılım var,
duydunuz mu?” cümlelerinin kulaktan kulağa yayılmasına önayak oluyordu. Artık
Photoshop bir dünya standardı haline gelmeye başlamıştı.

Yeni Sürümler, Yeni Özellikler

Photoshop’un yeni sürümlerinin üzerinde çalışan tek kişi Thomas Knoll’du. Adobe,
yeni mühendislere ihtiyaç olduğuna karar vererek Mark Hamburg’u kiralamaya karar
verdi. Knoll gibi Michigan Üniversitesi mezunu olan Hamburg, daha önce Full
Write yazılımı için Bézier Path eğrilerini uyarlamıştı ve Adobe, Hamburg’u 2.0
sürümü için “Path Adam” olarak kiraladı.

Hamburg ile Photoshop 2.0’a birçok güçlü araç da katılmış oldu. 2.0’ın belli
başlı özellikleri arasında Illustrator dosyalarını raster etme aracı, CMYK
desteği, duotonlar ve path çizimleri yapılan Pen aracını sayabiliriz. Hamburg’un
getirdiği ilk ve çok önemli yenilik ise, Photoshop’a ayrılan belleğin 2
megabayttan 4 megabayta çıkarılması konusunda getirdiği öneri oldu. Bu sayede
yazılım belirgin şekilde hızlı ve stabil çalışmaya başladı. Photoshop 2.0,
Haziran 1991’de satışa sunuldu.

Photoshop 2.0’ın CMYK desteği vermesi, masaüstü yayıncılık dünyasının dikkatini
yıldırım hızıyla bu yazılıma yöneltmesine sebep oldu. Renk ayrımı yapabilme gibi
bir devrimi gerçekleştirebilmesi yazılımın satışlarını katlarken Photoshop’un
gücüne yeni mühendislerle güç katılıyordu.

Bu aşamada Windows platformuna da destek verilmesi gündeme geldi ve ürün Mac ve
Windows platformlarına yönelik iki ana grubun sorumluluğuna verildi. Windows
tarafının gelişmesi, Thomas Knoll’un orijinal kodunun tekrar yazılma süreciyle
böylece başlamış oldu. Photoshop’un 2.5 sürümü hem Mac hem de PC için
geliştirilmeye başlandı. Yeni sürüme oldukça önemli yenilikler katılmasına
rağmen neden sürüm numarası olarak 3.0 değil de 2.5 verildiği ise tam olarak
bilinmiyor. Yeni sürümdeki yenilikler arasında meşhur paletli yapıyı, 16 bit
dosya desteğini ve Windows sürümünün çıkmış olmasını sayabiliriz.

Ancak Photoshop’un 2.5 sürümünde bir bellek hatası vardı ve anında
kullanıcılarından tepki almıştı. Problemin çözümü için teknik ekip anında işe
koyuldu, hatta sorunun kaynağına inebilmek için müşteriler tek tek aranarak
hangi işi yaparken hangi noktada sorunla karşılaştıkları soruldu ve alınan
cevaplar doğrultusunda bir yol izlendi. Problem tespit edilip ortadan
kaldırılınca 2.5.1 sürümü geçerli sürüm olarak piyasaya sürüldü. Bu sürümün en
önemli özelliği, Apple’ın yeni ve hızlı çip mimarisi PowerPC ile uyumlu çalışan
ilk uygulama olmasıydı. Power PC desteği bir plug-in ile sağlanmıştı.

Daha 2.5 sürümü tamamlanmadan çalışmaları başlanmış olan sürüm 3.0’da Thomas
Knoll’un getirdiği bir yenilik, yazılımın tarihinde dönüm noktası oldu. Bu
yeniliğin adı Layers idi ve imajları katmanlı bir yapıda birbirinden ayrı
tutarak çalışabilme esasına dayanıyordu. O zamanlar “Photohop Katili” olarak
lanse edilen Live Picture da layers desteği veriyordu ve Photoshop 3.0’ın
özellikleri arasında katman desteğinin geçiyor olması bu özelliğin Live
Picture’dan çalındığı söylentilerini doğurdu. Ancak gerçekte katman teknolojisi
Thomas Knoll’un uzun süreden beri, hatta Live Picture adını bile duymadan önce
üzerinde çalıştığı bir projeydi. Sürüm 3.0, 1994 Eylül’ünde satışa sunuldu.

Sürüm 3.0’ın en büyük gafı, beta sürümlerdeki zaman sınırlayıcı kodun, satışa
sunulan tam sürümde unutulmuş olması oldu. Adobe, hemen 3.0.1 güncellemesini
hazırladı ve online olarak yayınladı, ayrıca ürünleri ücretsiz değiştireceğini
de açıkladı. Birçok kullanıcı problemden haberdar olduğu için bu durum sıkıntı
yaratmadan giderildi. Ancak ürünlerini değiştirmeyen ya da güncellemeyen
kullanıcılar, 1 Ocak 1995 günü, süresi bittiği için artık yazılımlarını
kullanamayacakları uyarısını aldılar. Ancak daha da beter bir durum Japon
sürümünün 1 Şubat 1995 tarihinde, yani tam bir ay sonra, süre aşımı nedeniyle
çalışmasını durdurması oldu. Anında 3.0.3 güncellemesini yayınlayan Adobe
firmasından, bu olaydan sonra birçok mühendis işinden ayrılmak durumunda kaldı.

Bu durumlar firma için prestij sarsıcı da olsa, yazılıma duyulan ilgiyi
azaltmadı. Özellikle Layers desteği yazılımın en güçlü itici motoru olmuştu.

Photoshop’un Fetret Devri

Photoshop 3.0 çeşitli açılarda üstün bir sürüm oldu. Birçok insan yazılımın daha
nereye kadar geliştirilebileceğini merak ediyordu. Mühendis kadrosu iyice
genişlemiş, Apple, IBM gibi büyük firmalardan bile isimler tayfaya katılmıştı.
Ancak yeni sürüm geliştirme faaliyetleri yavaşlamıştı ve teknik ekip başka
projelerde yer almaya başladıklarından ilgi kaybı başgösteriyordu. Ekibin ağır
topları Thomas ve Hamburg başka projelere kafa yorarken, Johnston ve iki
mühendis Adobe’den ayrıldılar. Geliştirme çalışmaları neredeyse durma seviyesine
gelince Lamkin duruma el attı ve Hamburg’un tavsiyelerini göz önüne alarak
Photoshop’un tüm arayüzünü elden geçirip yenileyecek bir arayüz tasarımcısı
kiraladı. Tüm Adobe yazılımlarının arayüzlerinin birbirine benzetilmesi kararı
alındı. Bu noktada Hamburg da ikna edilerek Photoshop mühendis ekibine yeniden
katıldı. Photoshop kullancılarını yeni sürümde ilginç sürprizler bekliyordu.

Ekibe arayüz tasarımcısı olarak katılan Andrei Herasimchuk, bazı radikal
önerilerle geldi. Lemkin’in de cesaretlendirmesiyle arayüzde ciddi değişiklikler
yapıldı. Kadroda herkes ayrı bir konuya el atmıştı ve Actions, Adjustment Layers,
Grid, Guides gibi yenilikler bir bir yazılıma adapte edilmeye başlandı. Bu arada
Hamburg, Free Transform’u geliştirdi, Thomas Knoll da ekran önbellekleme sistemi
ile yazılımın performansını arttırdı. Photoshop 4.0 olacak olan Büyük Elektrik
Kedi uykusundan uyanmıştı.

Yazılımın betası “Big Electric Cat” çıktığında pek çok beta test kullanıcısı
yeniliklerden hoşlanmadıklarını ifade ettiler. Beta testlerinin sonunda test
ekibi yeniliklere kendini adapte etmiş olsa da medya değişimleri sıcak
yansıtmadı. Birçok kullanıcı hiçbir anlamı olmadığını düşündükleri değişimler
için firmayı e-posta yağmuruna tuttular. 1996 Kasım’ında yazılım piyasaya
sunulduğunda kullanıcıların verdiği genel reaksiyon “Photoshop’un düzenini neden
bozdunuz?” oldu.

Zaman içinde kullanıcılar yazılıma alıştıkça yapılan değişiklikler de onlar için
anlam kazanmaya başladı. Herkes yapılanın yerinde olduğunu düşünmeye başlamıştı
ve Photoshop 4.0, firmaya büyük bir finansal başarı kazandırdı.

Photoshop 5.0 için çalışmalar, 4.0 sürümü piyasaya çıkmadan önce başlamıştı. Bu
sürümün en büyük ve en gizli özelliği, Undo (Geri Al) işlemlerinde radikal bir
devrim olacak olan History (Geçmiş) paletiydi. Bu palet, çalışma aşamalarında
istenen seviyeye geri dönebilmeyi, belli bir noktaya bakış atıp kalınan noktadan
işe devam edebilmeyi ön gören bir özelliği kullanıcıya sunacaktı. Photoshop 5.0,
Mayıs 1998’de satışa sunuldu. Kullanıcıya getirdiği birkaç yenilik dışında en
önemli özelliği tabii ki History paleti oldu. 5.0’ın piyasaya sürülmesinden
yaklaşık bir sene sonra 5.5 sürümü geldi ve gerçekten kayda değer bir başarı
sağladı. Bu sürümde masaüstü yayıncılığın yeni kolu olan ve tüm dünyayı etkisi
altına alan Internet’e ve Web tasarımına yönelik araçlar da vardı. 5.5 ile
birlikte Image Ready 2.0 yazılımı da ilk kez dağıtılmaya başlandı.

Photoshop, 2000 yılının sonlarında bomba bir çıkış yaparak 6.0 sürümünü duyurdu.
Metin yazımı konusunda getirdiği yeniliklerle yazılan yazının imajın üzerinde
düzenlenebilmesine izin verirken vektör desteği sayesinde harfler her ebatta
kırıksız görülebiliyordu. Styles paleti ise imajlara anında kabartma, gölge,
dolgu, kontur gibi efektleri uygulayabilmeye olanak veriyordu. Bunun yanı sıra
yazılımın Web desteği oldukça güçlendirildi ve Image Ready 3.0 ile birlikte
satışa sunuldu. Ayrıca eklenen Liquify (sıvılaştırma) adlı araç da piksellere,
sanki imaj sıvıymış gibi davranabilmeye ve ilginç etkiler yaratmaya olanak
tanıyordu.

Yeni Bir İşletim Sistemi

Yeni Bir Photoshop

Mac OS X için beklenen en önemli yazılımlardan birinin de Photoshop olduğu
yadsınamaz. Adobe’nin nihayet Photoshop’u karbonize ettiğini açıklaması, OS X
kullanıcılarının özlemini bitirmiş oldu.

Yeni sürümün yeni özellikleri oldukça fazla. Adobe sonunda Photoshop’a bir File
Browser eklemiş. Böylelikle depolama birimleriniz içindeki imajların küçük bir
önizlemesini görebiliyorsunuz. Seçili imajlar hakkında EXIF (hangi dijital
kamerayla hangi pozlama değerlerinde çekildiği gibi bilgiler içeren header)
dahil pek çok bilgiye ulaşabiliyor, dosyaları “bitmiş iş”, “prova” şeklinde
kategorize edebiliyorsunuz. Resimleri tek bir tıklama ile File Browser üzerinden
90 ve 180 derece döndürebilmek mümkün olduğu gibi dosya isimleri de buradan
değiştirilebiliyor.

İmajları elden geçirmek son sürümde bir zevk halini alıyor. Yazılıma eklenen
yeni Heal (iyileştirme) ve patch (yama) araçları, imajlarda bu güne kadar Clone
Stamp ile yapılan iyileştirme çalışmalarında büyük oranda kolaylık
sağlayabilecek araçlar. Clone Stamp’ten farklı olarak Heal aracıyla imajın
üzerindeki karanlık ve aydınlık alanlara zarar vermeden düzenleme yapılabiliyor.
Patch aracı ise seçilen bir alanı, en optimum düzeyde dokulandırırken yine
gölgelere ve ışık farkı olan alanlara dokunmuyor.

Photoshop 7.0’da Web için de pek çok yenilik var. Image Ready sürümü 3.0’dan
7.0’a atlamış. Görünen o ki yazılım artık Photoshop’un ezele kadar dostu ve
komplimanı olacak. ImageReady ile tek dokunuşta bir rengi transparan hale
getirip Web için kaydedebiliyorsunuz. Envai çeşit Rollover butonlar kolaylıkla
hazırlanabilirken Dither transparanlık ile her tür imaj Web sayfasına, artalan
dokulu olsa da sorunsuzca konabiliyor. Web için kaydederken imajın detaylarını
düşürürken vektör metinlerin keskin ve vurgulu kalmasını sağlayabiliyorsunuz.

Photoshop’un çalışma alanına yenilikler gelmiş. Örneğin bir bilgisayarın birkaç
kullanıcısı varsa bu kişiler kendi çalışma alanlarını kendilerine göre
düzenleyip kaydedebilirler. Ya da kolaj için farklı, boyama için farklı araç
kombinasyonları hazırlayıp bunları kullanabilmek mümkün. Özelleştirilebilir araç
çubuğu ile belli araçları belli işleri yapabilir hale getirip (örneğin her
seferinde 3 x 5 oranında Crop yapabilme gibi) bunu araç çubuğuna
ekleyebiliyorsunuz. Böylece tek bir seçimle istediğiniz biçimde Crop moduna
geçebilmek mümkün.

Boyama demişken, aynen Photoshop 6’nın Styles’da getirdiği yenilik gibi boyama
araçlarında da artık pek çok detayı belirleyip fırçanızı buna göre
ayarlayabiliyorsunuz. Fırçanın şekli, basıncı, ne tip bir fırça olduğu, nasıl
davranması gerektiği hakkında değiştirebileceğiniz onlarca parametre var.

Renk düzeltme konusunda her zaman üstün özellikler sunan Photoshop, son sürümde
otomatik levels ve kontrasttan sonra şimdi de otomatik renk düzeltme yeniliğini
getirmiş. Böylelikle imajın hem ışık dengesi, hem de renk dengesi iki hamlede
oldukça tatminkâr boyutlara çıkarılabiliyor.

Ağır toplardan biri de var olan bir imajın içindeki küçük bir alandan oldukça
başarılı ve büyük artalan desenleri üretebilmek. Bu, özellikle yapılan tekli
çekimleri konuyla ilgili artalanlara yerleştirmek isteyenler için kolaylaştırıcı
bir özellik.

Liquify aracı eskisine oranla pek çok yenilikle donatılmış. Artık diğer
katmanları görüp bunların üzerinden çalışarak daha tutarlı değişimler yapabilmek
mümkün.

Adobe’nin geliştirip “taşınabilir dosya formatı” adını verdiği ve Internet,
Intranet gibi ortamlarda paylaşılarak yürütülen işlerde kullanılmak üzere
optimize ettiği (yüksek kalite ve küçük dosya boyutu) PDF dosya formatına
Photoshop 7.0’ın verdiği destek de yabana atılır gibi değil. Örneğin doküman
güvenliği konusunda, Photoshop içinden kaydedilen PDF’lere şifre koyabilme
olanağını var. Özellikle tasarımların güvenli olmayan ortamlarda paylaşıldığı
durumlarda dokümanın küçük bir ön izlemesinin bile gizliliği çok önem kazanıyor.

Metin katmanları için çeşitli dillerde yazım denetimi yapabilen Photoshop 7.0,
büyük ihtimalle CE (yerelleştirilmiş) sürümünde Türkçe yazım denetimi de
yapabilecek. Belki bu özelliğin çok da önemli olmadığı düşünülebilir. Ancak
özellikle ilan ve broşür gibi büyük kitlelere ulaşan ve hata kabul etmeyecek
yapıda olan tasarımlarda yapılan yazım hatalarını en aza indirecek olması da
önemli bir avantaj olarak kabul edilebilir.

Önceki sürümde de var olan ve kağıdı en verimli şekilde kullanabilmeye olanak
veren Picture Package (resim paketi) daha verimli çalışıyor ve daha çok seçenek
sunuyor. 6.0 sürümünde bulunmayan en önemli özelliklerden biri, resim paketini
hazırlamadan önce bir önizleme yapabiliyor olmanız.

Son Söz

12 yıllık tarihinde Photoshop, binlerce tasarımcının ve yayıncının her zaman
elinin altında tuttuğu belki en önemli programlardan biri oldu. Üstelik proje
sürümlerinden son sürümüne kadar Macintosh’larla hep dost olmuş bir yazılım olan
Photoshop’un, asla bitmemiş bir doktora tezinin hazırlanma aşamasında ortaya
çıkmış olması da ilginç.

Yeri gelmişken belirtelim: Thomas Knoll, proje geliştirmenin her aşamasına
katıldı ve tezini hiçbir zaman bitiremedi. John, ILM’deki kariyerine görsel
efektler süpervizörü olarak devam etti ve Mission Impossible, Star Wars Episode
I gibi pek çok önemli projede görev aldı. Babaları Glenn Knoll ise hâlâ Michigan
Üniversitesi’nde Mühendislik bölümünde profesör olarak çalışıyor, fakat evinde
artık Powerbook kullanıyor ve evinin bodrumundaki karanlık odanın yerinde,
tahmin edebileceğiniz gibi, artık Photoshop var.

Bir önceki yazımız olan başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.
quup FaceBook'ta paylaş
 Yazının Etiketleri  
avatar

Mümin Köykıran

http://catlak-dunya.com Araştırmayı seven birisiyim, meraklı bir kişiliğim var bilgisayar ile ilgili hiçbir konuda uğraşmaktan sıkılmam. Kendimi bilgisayar ile ilgili her konuda geliştirmeye çalışıyorum. Çanakkale On Sekiz Mart Bilgisayar Mühendisliği Öğrencisiyim. Google+

Teknoloji Haberleri

Teknoloji Haberleri

sayac